|

Kutsal Roma-Cermen İmparatoru Şarlken ile 24
Şubat 1525'te Kuzey İtalya'da yaptığı savaşta yenik düşen Fransa
Kralı Fransuva'nın yardım istemesi üzerine Kanunî Sultan Süleyman’ın
gönderdiği meşhur Ferman’ın metni:
"Ben ki sultanlar Sultanı, hakanlar Hakanı,
hükümdarlara taç veren Allah’ın yeryüzündeki gölgesi, Akdeniz'in ve
Karadeniz'in ve Rumeli'nin ve Anadolu'nun ve Azerbaycan’ın ve Şam’ın
ve Halep'in ve Mısır’ın ve Mekke ve Medine'nin ve Kudüs’ün ve bütün
Arap diyarının ve Yemen'in ve nice memleketlerin sultanı ve padişahı
Sultan Bayezid Han oğlu Sultan Selim Han oğlu Sultan Süleyman Han’ım.
Sen ki Fransa vilayetinin Kralı Fransuva'sın.
Hükümdarların sığındığı kapıma elcinizle
mektup gönderip, ülkenizi düşman istila edip, şu anda hapiste
olduğunuzu bildirip, kurtuluşunuz konusunda bizden yardım talep
ediyorsunuz.
Söylediğiniz her şey dünyayı idare eden
tahtımızın ayaklarına arz olunmuştur. Her şeyden haberdar oldum.
Yenilmek ve hapsolunmak hayret edilecek bir şey değildir. Gönlünüzü
hoş tutup üzülmeyesiniz.
Böyle bir durumda atalarımız düşmanları mağlup
etmek ve ülkeler fethetmek için seferden geri kalmamışlardır. Biz de
atalarımızın yolundayız ve daima memleketler ve alınmaz kaleler
fetheylemekteyiz. Gece gündüz daima atimiz eyerlenmiş ve kılıcımız
belimizde kuşatılmıştır. Yüce Allah hayırlara bağışlasın. Allah’ın
istediği ne ise olur. Bundan başka haberleri gönderdiğiniz
adamınızdan öğrenesiniz. Böyle biliniz."
Sözde Ermeni Soykırımı’nın temelsiz iddia olduğu
gerçeğinin konuşulmasını yasaklamak için yasa çıkarmaya çalışan
Fransız parlamenterlere, Kanuni'nin bu fermanını, hatırlatarak
diyoruz ki:
"Biz ki, Kutsal Roma-Cermen İmparatoru Sarlken'e
savaşta yenilerek esir düşen Kralınız Fransuva'yi esaretten kurtaran
Kanuni Sultan Süleymanların evlatlarıyız; sizler ki, başınız derde
düştüğünde kapımıza gelip bizden yardım dileyen kralların torunlarısınız. Bunu
böyle bilesiniz ve velinimetiniz olanlara, bir kaç oy hesabıyla,
nankörlük etmeyesiniz!"
Ek Bilgi: Kanunî Sultan Süleyman'ın Fransa'da
etkisi öylesine büyüktü ki; Kanunî Fransa'da dansı yasakladığında,
bu yasak onun ölümünden sonra dahî yüz yıl boyunca devam etti.
|